Mevzuat Takip

Mevzuat Haberler

Ekonomi Haberleri

Gazeteler

Canlı Tv

Döviz Kurları

Son Eklenen Yayınlar

Anonim Şirket Nedir? Nasıl Kurulur?

Anonim Şirket Nedir? Nasıl Kurulur? Anonim şirket ifadesini duyan fakat derinlemesine bilgiye sahip olmak isteyenler, anonim şirket kurulu...

Yayınlar

31 Aralık 2021 Cuma

Ücret Bordrosunda İmza Zorunluluğu

 



Ücret Bordrosunda İmza Zorunluluğu

Bordroda İmza Zorunluluğu Yasal Dayanakları Nelerdir?

Ücret bordrosunda imza zorunluluğunu çalışma hayatımızı yakından ilgilendiren hukuk dallarında ilgili maddelere değinecek olursak;

İş Hukuku açısından değerlendirdiğimizde;

4857 sayılı İş Kanununda ücrete ilişkin ödeme belgesi belirtilirken, 37. maddedeki aşağıdaki unsurlara değinilmiştir.

“Ücret hesap pusulası

            Madde 37 – İşveren işyerinde veya bankaya yaptığı ödemelerde işçiye ücret hesabını gösterir imzalı veya işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek zorundadır.

            Bu pusulada ödemenin günü ve ilişkin olduğu dönem ile fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil ücretleri gibi asıl ücrete yapılan her çeşit eklemeler tutarının ve vergi, sigorta primi, avans mahsubu, nafaka ve icra gibi her çeşit kesintilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.

            Bu işlemler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır.”

Vergi Hukuku açısından değerlendirdiğimizde;

213 sayılı Vergi Usul Kanunu ise ücret bordrosuna ilişkin daha geniş bir kapsamlı açıklama getirmiştir. Vergi Usul Kanunun “Ücretlere İlişkin Kayıt ve Vesikalar” başlıklı 238.maddesinde aşağıdaki unsurlar belirtilmiştir.

“Ücret bordrosu:

Madde 238 – İşverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle diğer ücret (…) (1) üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz.

Ücret bordrolarına en az aşağıdaki malumat yazılır.

  • Hizmet erbabının soyadı, adı; ücretin alındığına dair imzası veya mührü (Ücretin ödenmesinde ayrıca makbuz alan iş verenlerin tutacakları ücret bordrosuna imza veya mühür konulması mecburi değildir.);
  • Varsa vergi karnesinin tarih ve numarası;
  • Birim ücreti (Aylık, haftalık, gündelik, saat veya parça başı ücreti);
  • Çalışma süresi veya ücretin ilgili olduğu süre;
  • Ücret üzerinden hesaplanan vergilerin tutarı.

Bordronun hangi aya ait olduğu baş tarafından gösterilir. Bir aya ait bordro ertesi ayın yirminci gününe kadar hazırlanıp tarihlenerek, müessese sahibi veya müdürü ile bordroyu tanzim eden memur tarafından imzalanır.

İşverenler ücret bordrolarını, yukarı ki esaslara uymak şartiyle diledikleri şekilde tanzim edebilirler.”

Sosyal Güvenlik Hukuku açısından değerlendirdiğimizde;

Sosyal Güvenlik Hukuku açısından ücret bordrosunu incelediğimizde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 102. maddesine bakmamız gerekmektedir.

“102/e-5 İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında,

idari para cezası uygulanır. İbraz süresi geçirildikten sonra incelemeye sunulan ve tümünün veya bir bölümünün geçersiz olduğu tespit edilen defter ve belgeler yönünden, ayrıca geçersizlik fiilleri için idari para cezası uygulanmaz, sadece tutulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerine göre idari para cezası uygulanır.”

Ücretlerin Banka Aracılığı İle Ödenmesi

Görüldüğü üzere yasal dayanaklar üzerinde durulurken işçi imzasının özellikle arandığını dile getirmek pek de yanlış olmaz. İşçi imzasının olup olmadığı yönünde idari yaptırımlar uygulanırken ücret ödemesinin banka kanalı ile gerçekleşip gerçekleşmediğine göre aksiyon alınmalıdır.

Banka aracılığı ile ücret ödemesi durumunda yukarıda sayılan yasal dayanaklardan ötürü idari para cezası yaptırımları (imza yönünden eksiklik) uygulanmamaktadır.

Bilindiği üzere, 18 Kasım 2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Ücret, Prim, İkramiye ve Bu Nitelikteki Her Türlü İstihkakın Bankalar Aracılığı İle Ödenmesine Dair Yönetmelik” ile iş yerinde 10 ve üzeri işçi çalıştıran işverenlerin ücret ödemelerini 01.01.2009 tarihinden itibaren banka aracılığı ile ödeme zorunluluğu getirilmiş ve bu zorunluluk 01.06.2016 tarihinden itibaren 10 işçi kuralının 5 işçiye indirilmesi ile 5 ve üzeri işçi çalıştıran iş yerlerinde ücretlerin banka aracılığı ile yapılması şeklinde değiştirilmiştir. Yani 1.06.2016 tarihinden itibaren 5 ve üzeri işçi çalıştıran işverenler çalışanların ücretlerini banka kanalı ile ödemek zorundadır.

Ücret ödemelerinin banka kanalı ile yapılması ile imzası bordrodan dolayı yukarıdaki bahsedilen idari yaptırımların önüne geçilebilmektedir. Ücret hesap pusulası ya da ücret tediye bordrosunda işçi imzasının olması ücretin ödendiğine dair kanıt olacağı için banka kanalı ile yapılacak ödemelerde işçi imzası aranmamaktadır ve aksi ispat edilene kadar ücret bordrosunda yazılan bilgilerin de geçerli olduğunu hatırlatmamız gerekmektedir.

İşçi ile işveren arasında ücret ve sair haklar yönünden anlaşmazlıkların olduğu Yargıtay’da bulunan dosya yükünden de anlaşılmaktadır. Yargıtay’ın bazı kararlarında işçi imzasının zorunluluk olarak arandığı görülmektedir.

Özellikle ücret ödeme yükümlülüğünü üzerinde bulunduran işveren herhangi bir uyuşmazlıkta ispat yükü de işverene ait olacağı için banka kanalı ile yapılan ödemeler en büyük delil olarak karşımıza çıkmaktadır. Her ne kadar işçi-ücret bordrosunda imzası bulunsa da ücrete yönelik uyuşmazlıklarda banka ödemelerinin muteber kabul edileceği belirtilmiştir.

E-İmza İle Ücret Bordrosu

Uygulamada banka kanalı ile ücret ödemesi yapılan iş yerlerinin de yukarıda belirtilen Kanunlar gereği işçilerden (ileride çıkabilecek uyuşmazlıkları önlemek adına) her ay düzenli olarak ücret bordrolarında imza alındığı yaygın bir şekilde görülmektedir.

İşçi ücretlerini banka kanalı ile ödeyen işverenlerin ücret hesap pusulasının imzalatılmasının imkansız olduğu durumlarda imza yerine mutabakat formlarının ve e-imza vs. teknolojik gelişmeleri kullanarak işçilerine göndermesi de mümkündür.

Özellikle son zamanlarda giderek zorunlu hale getirilecek olan Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) yolu ile elektronik imza vasıtası ile manuel ortamda ıslak imzaya gerek olmadan e-imza ile işçilere ücret hesap pusulasının imzalatıldığı görülmektedir. Hem KEP hesaplarının hem de e-imza uygulamalarının yaygınlaşması ile yukarıda bahsettiğimiz Yasal dayanaklarda da değişikliğe gidilmesi gerekmekte olup, e-imza uygulamasının da ıslak imza yerine geçerek herhangi bir idari para cezası yaptırımlarının önüne geçilmesi gerekmektedir.

16 Temmuz 2021 Cuma

Fazla mesai nasıl hesaplanır? Resmi tatil mesai hesaplama…

 





Fazla mesai nasıl hesaplanır? Resmi tatil mesai hesaplama…

Resmi tatillerde çalışanlar için mesai ücretleri önem taşıyor. Haftalık 45 saati aşan çalışmalarda, çalışılan her fazladan saat için ödenecek ücret % 50 zamlı ödenmelidir. 4857 sayılı İş Kanunu ile belirlenen fazla mesai nedir? Resmi tatillerde fazla mesai nasıl hesaplanır? hepsi ve daha fazlası haberimizde…

 

İş Kanununda işçilerin çalıştırılamayacağı günler, çalıştırıldığı takdirde işçinin onayının alınması gerektiği ve bugünlerde yapılan çalışmaların normal ücretlendirmeden farklı olacağı yasa ile korunmaktadır. Fazla çalışma veya halk arasında bilinen adıyla fazla mesai işçi ve işveren arasındaki en önemli anlaşmazlıklardan birisidir. Peki Fazla mesai nasıl hesaplanır? İşte resmi tatil mesai hesaplama formülü…

FAZLA MESAİ NASIL HESAPLANIR?

Haftalık 45 saati aşan çalışmalarda, çalışılan her fazladan saat için ödenecek ücret % 50 zamlı ödenmelidir.

Şimdi bunları örneklerle görelim; Öncelikle fazla mesai yapan işçinin saatlik ücretini bilmek önemlidir. İşçinin asgari ücretle çalıştığını varsayımından yola çıkarsak, asgari ücret 2018 yılında brüt 2.029,50 TL’dir. İşçinin bir aylık kazancı olan asgari ücretin saatlik tutarını bulmak için, 1 aylık çalışmanın saatlik değerini ifade eden 225 saate bölünür

Saatlik Ücret = 2.029,50 / 225 = 9,02 TL’dir

Fazla mesai için ücretin % 50 zamlı halini bulmak gerekir. Bunun içinde yukarıda bulduğumuz saatlik ücreti 1,5 ile çarpmak gerekiyor.

% 50 zamlı ücret = 9,02 x 1,5= 13,53 TL’dir

Fazla mesai ücretini bulmak için 45 saatin üzerinde çalışılan saatleri % 50 zamlı olarak hesaplıyoruz.

Fazla mesai= 50 – 45 = 5 saat

5 saat x 13,53 TL= 67,65 TL fazla mesai ücreti ödenecektir.

Haftalık 45 saatin altında kalan fazladan çalışmalarda ücret % 25 zamlı hesaplanmalıdır.

Örneğin, haftada 40 saat çalışılan bir iş yerinde bir hafta 43 saat çalışmış olan 3.000 TL ücretli işçinin fazla mesai ücretini hesaplamak için yine önce işçinin saatlik ücretini bulup % 25 zamlı hesaplayarak fazla mesai yaptığı süre ile çarpılır.

Burada saatlik ücret bulunurken, haftalık 45 saat çalışan işçilerde olduğu gibi 225 saate bölünmez. Yani işçi, iş sözleşmesi yapılırken ücretini, haftalık 40 saatlik çalışma karşılığında anlaşmış. İş Kanunu'na göre işçi 6 iş günü çalışarak hafta tatilini hak eder. Haftada 5 gün de çalışsa, saatlik ücreti 6 gün çalışmış gibi hesaplanır.

Bu noktadan hareketle, haftalık çalışma süresinden işçinin saatlik ücretini buluruz. İşçinin bir aylık kazancının saatlik tutarını bulmak için 1 aylık çalışmanın saatlik değerini ifade eden saate bölmemiz gerekir.

Günlük çalışma saati = Haftalık çalışma 40 saat / 6 gün = 6,667 saat.

1 aylık çalışma saati = 6,667 x 30 gün = 200 saat

Saatlik ücret = 3.000 / 200 = 15 TL’dir

Fazla mesai için ücretin % 25 zamlı halini bulmak için 1,25 ile çarpıyoruz.

% 25 zamlı ücret = 15 x 1,25 = 18,75 TL’dir.

Fazla mesai ücretini bulmak için 40 saati aşan ama 45 saatin altında kalan saatleri % 25 zamlı hesaplıyoruz.

43 – 40 = 3 saat

3 saat x 18,75 TL= 56,25 TL’dir.


FAZLA MESAİ ALINABİLECEK RESMİ TATİLLER

– Arefe günü ile birlikte 4,5 gün Kurban Bayramı
– Arefe günüyle birlikte 3,5 günü Ramazan Bayramı
– 28 Ekim öğleden sonra ile birlikte 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
– 1 Ocak yılbaşı
– 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
– 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü
– 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı
– 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günü
– 30 Ağustos Zafer Bayramı

RESMİ TATİLLERDE ÇALIŞMA ÜCRETİ VE FAZLA MESAİ ORANI

Örnek vermek gerekirse; hafta tatilini Pazar günü kullanan bir işçi Ramazan Bayramı’nın Pazar’a denk gelen 1. gününde çalışırsa o gün için 2,5 günlük ücrete, 2 nci veya 3. günlerinde çalışan işçi ise 2’şer günlük, çalışmadığı Ramazan Bayramı günlerinde ise 1 günlük ücrete hak kazanacaktır. İşçi tüm bayram boyunca hiç çalışmaması halinde ise aylık ücretini tam olarak alacaktır. Aynı işçi ulusal bayramlardan birinde çalışması halinde resmi tatilde çalışmış olacağından yine 2 günlük ücrete hak kazanacaktır.

Ama uygulamada Kanunun izin vermediği bazı durumlar da mevcuttur. İşverenler, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışan personele müteakip günlerde izin kullandırılarak ilave ücret ödenmemesi yoluna gitmektedir. Asla unutmamak gerekir ki bu tür uygulamalar kanuna aykırıdır.

 

9 Temmuz 2021 Cuma

KDV Tevkifatı Uygulamasına İlişkin Tebliğ Yayımlandı.


Numara

:

40

Tarih

:

16.2.2021

VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2021/40

KONU: KDV Tevkifatı Uygulamasına İlişkin Tebliğ Yayımlandı.

16 Şubat 2021 tarihli ve 31397 sayılı Resmi Gazete’de KDV tevkifat uygulamasına ilişkin “35 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” yayımlandı.

Bilindiği üzere, Hazine ve Maliye Bakanlığı vergi alaca        ğını güvence altına almak amacıyla gerekli gördüğü hallerde verginin ödenmesinden işleme taraf olanları sorumlu tutabilmektedir. İşlemlere taraf olanlar (kendine mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen kişi ve/veya kurumlar ) verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten mükellef gibi sorumlu olmaktadırlar.

KDV tevkifatı ihtiyari bir uygulama olmayıp, Hazine ve Maliye Bakanlığınca tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması zorunludur.

Bu Tebliğ ile KDV tevkifatı kapsamına yeni alıcılar eklenmiş ve bazı tevkifat oranları değiştirilmiştir.

Aşağıdaki Tebliğ düzenlemeleri 1 Mart 2021 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir. 

1) Kısmi Tevkifat Uygulamasında Belirlenmiş Alıcılar

KDV Genel Uygulama Tebliğinde, kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler, KDV mükellefleri ve belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın) olmak üzere iki grup halinde sayılmıştır.

Bu Tebliğin 1 inci maddesi ile KDV Genel Uygulama Tebliğinin “Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar” başlıklı (I/C-2.1.3.1.) bölümüde yapılan değişiklikle, KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecek belirlenmiş alıcılara; sigorta ve reasürans şirketleri, sendikalar ve üst kuruluşları, vakıf üniversiteleri, mobil elektronik haberleşme işletmecileri eklenmiştir.

Buna göre, söz konusu alıcılar, kısmi tevkifat kapsamına giren alımlarında KDV tevkifatı uygulayacaklardır.  

Eski düzenleme:

Yeni düzenleme:

b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın):

- 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri,

- Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,

- Döner sermayeli kuruluşlar,

- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,

- Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,

- Bankalar,

- Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri,*

- Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),

- Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, - Türkiye Varlık Fonu ile alt fonlara devredilen kuruluşlar,*

- Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,

- Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,

- Payları Borsa İstanbul (BİST)A.Ş.’nde işlem gören şirketler,

- Kalkınma ve yatırım ajansları.

b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın):

- 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri,

- Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,

- Döner sermayeli kuruluşlar,

- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,

- Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,

- Bankalar,

- Sigorta ve reasürans şirketleri,

- Sendikalar ve üst kuruluşları,

- Vakıf üniversiteleri,

- Mobil elektronik haberleşme işletmecileri,

- Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri,*

- Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),

- Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar, - Türkiye Varlık Fonu ile alt fonlara devredilen kuruluşlar,*

- Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,

- Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,

- Payları Borsa İstanbul (BİST)A.Ş.’nde işlem gören şirketler,

- Kalkınma ve yatırım ajansları.

 

2) Yapım İşleri ile Bu İşlerle Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve EtütProje Hizmetlerinde Tevkifat Oranı

Bu Tebliğin 2 nci maddesi ile aynı Tebliğin “Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı” başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.1.) bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Buna göre, şuan için, sadece belirlenmiş alıcılara karşı ifa edilen yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanmaktayken; 1/3/2021 tarihinden itibaren; belirlenmiş alıcılara ilaveten, KDV mükelleflerine (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir) karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde de KDV tevkifatı uygulanacaktır. Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL’yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanacaktır.

Bu iş ve hizmetlerde uygulanan 3/10 tevkifat oranı ise 4/10 olarak değiştirilmiştir.

Eski düzenleme:

Yeni düzenleme:

Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

 

“Tebliğin;

- (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen yapım işleri,

(I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen ve KDV dahil bedeli 5 milyon TL ve üzerinde olan yapım işleri

ile bu yapım işleriyle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetlerinde, alıcılar tarafından (4/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

Projenin genişlemesi, sözleşme bedelinin güncellenmesi ve benzeri nedenlerle iş bedelinin daha sonra 5 milyon TL’yi aşması halinde, bu durumun ortaya çıktığı tarihten itibaren tevkifat uygulanır.”

Yukarıdaki düzenleme paralelinde, bu Tebliğin 3 üncü maddesi ile aynı Tebliğin “Kapsam” başlıklı (I/C-2.1.3.2.1.2.) bölümünün dördüncü paragrafında yer alan “Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayırımında sayılanlar arasında yer almaması” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a) ayırımında sayılanlara yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL’nin altında olması” ibaresi eklenmiştir.

Buna göre, alıcının, belirlenmiş alıcılar arasında yer almaması veya KDV mükelleflerine yapılan yapım işi bedelinin 5 milyon TL’nin altında olması halinde, ilk yüklenicinin ve alt yüklenicilerin bu kapsamdaki hizmetleri tevkifata tabi tutulmayacaktır.

3) KDV Tevkifat Oranlarında Değişiklik

Bu Tebliğ ile bazı KDV tevkifat oranları aşağıdaki şekilde değişitirilmiştir.

Buna göre;

  • Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetlerinde uygulanan (5/10) tevkifat oranı (7/10),
  • Fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işleri, çanta ve ayakkabı dikim işleri ve bu işlere aracılık hizmetlerinde uygulanan (5/10) tevkifat oranı (7/10),
  • Temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmeti alımlarında uygulanan (7/10) tevkifat oranı (9/10),
  • Baskı ve basım hizmetlerinde uygulanan (5/10) tevkifat oranı (7/10)
  • Yük taşımacılığı hizmeti alımlarında tevkifat oranı (2/10),
  • Servis taşımacılığı hizmeti alımlarında tevkifat oranı (5/10),
  • Kamu özel iş birliği modeli ile yaptırılan sağlık tesislerine ilişkin işletme döneminde sunulan hizmetlerde;

-  Yapım işlerinde uygulalan (3/10) tevkifat oranı (4/10),
- Temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmetlerinde uygulalan (7/10) tevkifat oranı (9/10)

olarak uygulanacaktır.

4) Taşımacılık Hizmetlerinde KDV Tevkifatı

Bu Tebliğin 7 nci maddesi ile aynı Tebliğin “Servis Taşımacılığı Hizmeti” başlıklı (I/C-2.1.3.2.11.) bölümü başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Buna göre, KDV mükelleflerinin ve belirlenmiş alıcıların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır. Kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri ise bu uygulamadan hariç tutulmuştur.

Diğer taraftan, taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmayacaktır. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanacaktır.

Eski düzenleme:

Yeni düzenleme:

2.1.3.2.11. Servis Taşımacılığı Hizmeti

2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı

Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki taşımacılık hizmeti alımlarında (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

2.1.3.2.11.2. Kapsam

Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları girmektedir.

 

 

Söz konusu hizmetin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir.

 

Servis hizmetinin, personel veya öğrencilerin (veya velilerin) kendi aralarında anlaşmak suretiyle doğrudan taşımacı ile sözleşme yapılması/anlaşılması suretiyle sağlanması halinde, esas olarak hizmete ait faturaların servis hizmetinden yararlanan personel, öğrenci (veya velisi) adına düzenlenmesi gerektiğinden, tevkifat uygulanmaz. Ancak, faturanın tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar adına düzenlenmesi halinde tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilir.

2.1.3.2.11. Taşımacılık Hizmetleri

2.1.3.2.11.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı

Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.11.2.) bölümü kapsamındaki yük taşımacılığı hizmeti alımlarında (2/10), servis taşımacılığı hizmeti alımlarında ise (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

2.1.3.2.11.2. Kapsam

Bu bölüm kapsamına, personel, öğrenci, müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık hizmeti alımları ile karayoluyla yapılan yük taşımacılığı hizmeti alımları (kargo işletmeciliği yetki belgesi sahibi mükellefler tarafından yapılan kargo taşıma işleri hariç) girmektedir.

Söz konusu hizmetlerin, tahsis edilmiş özel plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması, ilgili birimlerden taşımacılıkla ilgili zorunlu belge ve sertifikaların alınıp alınmaması veya taşıma işinde kullanılan aracın özmal ya da sözleşmeli taşıt olup olmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesisine engel değildir.

Servis hizmetinin, personel veya öğrencilerin (veya velilerin) kendi aralarında anlaşmak suretiyle doğrudan taşımacı ile sözleşme yapılması/anlaşılması suretiyle sağlanması halinde, esas olarak hizmete ait faturaların servis hizmetinden yararlanan personel, öğrenci (veya velisi) adına düzenlenmesi gerektiğinden, tevkifat uygulanmaz. Ancak, faturanın tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar adına düzenlenmesi halinde tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilir.

Taşımacılık hizmetini yüklenen bir firmanın, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devretmesi durumunda, taşımacılık hizmetini alan tarafından bu kapsamda tevkifat yapılmaz. Ancak taşımacılık hizmetini yüklenen firma tarafından, taşımacılık hizmetini fiilen ifa eden firmadan alınan hizmet için KDV tevkifatı uygulanır.

5) Diğer hizmetlerde KDV Tevkifatı

Bu Tebliğin 9 uncu maddesi ile aynı Tebliğin “Yukarıda Belirlenenler Dışındaki Hizmetler” başlıklı (I/C-2.1.3.2.13.) bölümü başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Bilindiği üzere, KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanmaktadır.

Yapılan değişiklikle, KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacağı düzenlenmiştir.

Eski düzenleme:

Yeni düzenleme:

2.1.3.2.13. Yukarıda Belirlenenler Dışındaki Hizmetler

KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

 

“2.1.3.2.13. Diğer Hizmetler

KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları ile kalkınma ajanslarına ifa edilen ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu alıcılar tarafından (5/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.”

6) Ticari Reklam Hizmetleri

Bu Tebliğin 11 inci maddesi ile aynı Tebliğe, “Ticari Reklam Hizmetleri” başlıklı (I/C-2.1.3.2.15.) bölüm eklenmiştir.

Buna göre, KDV mükellefleri ve belirlenmiş alıcılar tarafından, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımlarında (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.

Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılacaktır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmeyecektir.

Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında 7/10 oranında tevkifat uygulacaktır.

Yeni eklenen bölüm:

2.1.3.2.15. Ticari Reklam Hizmetleri

2.1.3.2.15.1. Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı

Tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.2.15.2.) bölümü kapsamındaki reklam hizmeti alımlarında (3/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

2.1.3.2.15.2. Kapsam

Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır.

Tevkifat kapsamına, mal veya hizmetlerin tanıtım ve pazarlamasına yönelik her türlü ticari reklam hizmeti alımları (reklama ilişkin danışmanlık, reklamın planlanması, reklam içeriğinin hazırlanması ve tasarımı, reklamın yayımlanması gibi reklama yönelik hizmetler dahil) girmektedir. Yüklenicileri tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen ticari reklam hizmetlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Reklam hizmetinin, reklam ajansları üzerinden alınması, söz konusu ajansların bu kapsamda alacakları yayın, prodüksiyon gibi reklama yönelik hizmetlerin tevkifata tabi tutulmasına engel teşkil etmez.

Profesyonel spor kulüplerinin (şirketleşenler dahil) reklam hizmetleri Tebliğin (I/C-2.1.3.2.9.) bölümü kapsamında, tasarımı yapılmış olan reklamlara ilişkin baskı ve basım hizmeti alımları Tebliğin (I/C-2.1.3.2.12.) bölümü kapsamında değerlendirilir.”

7) Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğüne yapılan teslimler

Bu Tebliğin 12 nci maddesi ile aynı Tebliğe, “Diğer Teslimler” başlıklı (I/C-2.1.3.3.7.) bölüm eklenmiştir.

Buna göre, KDV mükellefleri tarafından Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğüne yapılan ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün teslimlerde (su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji kullanımları hariç), söz konusu kurum tarafından (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.

Yeni eklenen bölüm:

2.1.3.3.7. Diğer Teslimler

KDV mükellefleri tarafından Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğüne yapılan ve Tebliğde özel olarak belirlenmeyen diğer bütün teslimlerde (su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji kullanımları hariç), söz konusu kurum tarafından (2/10) oranında KDV tevkifatı uygulanır.

8) İade taleplerinin yerine getirilmesinde alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması şartı

Bu Tebliğin 15 inci maddesi ile aynı Tebliğin "Tevkifata Tabi İşlemlerde KDV İadesi" başlıklı 2.1.5. böülümün "Genel Açıklamalar" başlıklı (I/C-2.1.5.1.) bölümünün ikinci paragrafında yer alan “şartı aranmaz” ibaresi “şarttır” olarak değiştirilmiştir.

Bilindiği üzere, tevkifat uygulamasından doğan KDV alacaklarının mükellefe iade edilebilmesi için, satıcının tevkifat uygulanmayan KDV tutarını 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş olması, alıcının da yaptığı tevkifatla ilgili 2 No.lu KDV Beyannamesini vergi dairesine vermiş olması gerekmektedir.

İade taleplerinin yerine getirilmesinde ise alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması şartı aranmamaktaydı.

Yapılan düzenleme uyarınca, iade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması zorunlu hale gelmiştir.

9) Tebliğde yer alan bazı örneklerin değiştirilmesi

Bu Tebliğin; 13 üncü maddesi ile aynı Tebliğin “Matrahta Değişiklik” başlıklı (I/C-2.1.4.2.) bölümünde yer alan Örnek ve 14 üncü maddesi ile aynı Tebliğin “Fazla veya Yersiz Tevkif Edilen Vergilerin İadesi” başlıklı (I/C-2.1.4.3.) bölümünde yer alan Örnek, yapılan tevkifat oranları değişikliklerine uygun olarak değiştirilmiştir.

Söz konusu Tebliğe aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşabilirsiniz.

35 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ

Saygılarımızla.